B.B. King

16 Eylül 1925’de Mississippi, Amerika Birleşik Devletlerinde doğan, doğum adıyla Riley B. King. Gitardaki yeteneklerinden sonra seyirci tarafından kendisine“Beale Street Blues Boy” lakabı verilmiştir. Daha sonra da “Blues Boy King” yani bilinen adıyla B.B. King olarak lakabı ve sahne adı son halini almıştır.

1987’de Rock and Roll Hall Of Fame’e kabul edilen B.B. King, Albert King ve Freddie King ile birlikte blues’un 3 kralından “King” biri kabul edilmektedir.

Mississippi’de bir pamuk tarlasında doğan B.B. King daha sonraları genç yaşta pamuk fabrikalarında çalışmaya başlamıştır. Kilise müziklerinden etkilenerek müzik hayatına başlamış ve bazı yerel kulüplerde ve radyo istasyonlarında çalarak kariyerini devam ettirmiştir.

Gitar çalmayı gittiği kilisenin papazından öğrenmeye başlayan B.B. King daha sonralarında 12 yaşında iken 15 Dolar’a ilk gitarını almıştır. Dönemin şartlarında düşününce orta maliyetli bir gitar olduğunu söyleyebiliriz.

1941’de yayımlanan bir radyo programı olan “King Biscuit Time”dan etkilenerek radyo müzisyeni olmak ister. 1943’de ise bir yandan traktör şoförü olarak çalışıp bir yandan da bazı kiliselerde konser vermek adına kasabasından ayrılır.

1948’de ise Sonny Williamson’ın radyo programlarından birinde gitar çalmaya başlar. Kendi çaldığı bölüm dinleyiciler tarafından çok beğenilir ve daha sonra başka bir radyoda Sepia Swing Club adıyla kendi programında çalmaya başlar.

1940’ların sonu ile 1950’lerin başında The Beale Streeters adlı grupta gitar çalmaya başlar. İlk kayıtlarını ise 1949 yılında aldığını söyler B.B King.

1951-52 döneminde dikkat çekmeyi başaran B.B. King aldığı ilk kayıtlardan biri olan “3 O’Clock Blues” ile çoktan Billboard’un Rhytm and Blues listesinde 1 numaraya yerleşmeyi başarır.

1950’lerde çıkardığı şarkılardan olan; “3 O’Clock Blues”, “Please Love Me”,”Woke Up This Morning”, “Bad Luck”, “You Upset Me Baby”, “Whole Lotta Love”, “Ten Long Years”, “Sweet Little Angel” ve “ When My Heart Beats Like a Hammer” ile birlikte blues ve r&b’nin en büyük isimlerinden biri olmayı kısa sürede başarmıştır.

Haftalık geliri bir anda 85 Dolar’dan 2.500 Dolar’a çıkan B.B. King 1956 yılında 342 konser vererek de bir rekora imza atmıştır.

Bu dönemden sonra çıkardığı derlemeler hariç albümleri ise 1956’da ‘Singin’ The Blues’, 1958’de ‘The Blues’, 1959’da ‘Wails’ ve ‘B.B. King Sings Spirituals’, 1960’da ‘My Kind of Blues’, ‘The Great B.B. King’ ve ‘King Of The Blues’, 1962’de ‘Easy Listening Blues’ ve ‘Blues In My Heart’, 1963’de ise B.B. ‘King’.

1963’den sonra çıkardığı albümlerin tam listesine buradan erişebilirsiniz:

https://en.wikipedia.org/wiki/B.B._King_discography

1964’de çıktığı The Regal Theatre konserinden aldığı kayıtları 1965’de ‘Live At Regal’ adlı bir canlı albümde yayımlar. Blues tarihinin en önemli ve en iyi albümlerinden biri olan bu efsanevi albüm; Eric Clapton, Guns N’ Roses’dan Slash, John Mayer ve Mark Knopfler gibi birçok gitaristin blues çalmayı öğrendikleri albüm olarak tarihe de geçmiştir.

Konserin tam kaydını buradan dinleyebilirsiniz:

35 dakikalık performans kaydını B.B. King kendinin en iyi performansı olarak değerlendirmektedir.

Sanatçının toplamda 43 stüdyo albümü, 16 canlı albümü, 13 tane derleme albümü ve 138 tane teklisi bulunmaktadır.

2000 yılında Eric Clapton’la beraber çıkardığı ‘Riding With The King’ albümü ‘Best Traditional Blues’ adlı kategoride Grammy kazanmıştır. B.B. King 30 Grammy adaylığı ile birlikte bu ödülü toplam 15 kez kazanmıştır bu konu hakkında daha detaylı bilgi için https://www.grammy.com/grammys/artists/bb-king sitesini ziyaret edebilirsiniz.

2006’da ise yaşlılığı yüzünden bir veda turnesi düzenlemiştir ancak turneden sonra da eski sıklığında olmasa da sahne almaya devam etmiştir. Son konserini ise 3 Ekim 2014’de Chicago’da verdikten sonra doktoru tarafından sağlık nedenleriyle sahneye çıkması yasaklanmıştır.

Verdiği son konserlerden biri ve belki de en meşhuru olan The Royal Albert Hall’da Slash, Ron Wood, Derek Trucks ve Susan Tedeschi ile birlikte de çaldığı konseri buradan izleyebilirsiniz:

Lucille adını verdiği gitarı Gibson ES-335’ı ise B.B. King’in en yakın arkadaşları ve yoldaşlarından biridir. Bir gün çaldığı bir barda iki adamın arasında çıkan bir kadın kavgasının ardından bar yanmış ve diğer herkesle birlikte B.B. King de barı terk etmiştir. Gitarını içeride bıraktığını fark eden B.B. King yanmakta olan barın içine girip gitarı kurtarır ve adına kavga edilen kadının adı olan Lucille’i gitarına verir. B.B. King daha sonra bu adı gitarına hiçbir kadın için kavga etmemeyi kendine hatırlatmak için koyduğunu söyler. Lucille’in daha sonra Gibson tarafından birçok kopyası üretilir halen Gibson’ın en çok satan modellerindendir.

B.B. King iki evlilik yapmıştır ancak iki evlilik de King’in yıllık turne sayısından dolayı evde vakit geçirememesinden dolayı sona ermiştir. Birçok kadınla beraber olduğu bilinen B.B. King’in tahmini olarak en az 15 çocuğu vardır. Ancak daha önceden doktoru tarafından sperm aktivitesi az olduğu belirtilen B.B. King hiç birinin vasiyetini kabul etmemiştir.

1990’da tip 2 diyabet teşhisi konan B.B. King son konserlerini oturarak vermiştir. Modern blues’un öncülerinden olan B.B. King yine diyabetten 14 Mayıs 2015’de 89 yaşında uykusunda hayatını kaybetmiştir.

Blues kariyerine başladığı Beale Street’de düzenlenen cenazeye çok sayıda hayranı arkadaşı ve gitarı Lucille de katılmıştır. Cenaze töreninin bir bölümünde “When The Saints Go Marching In” ve sanatçının başyapıtlarından olan ve blues’un temel taşlarından “Thrill Is Gone” adlı şarkı seslendirilmiştir.

Cenaze töreninin bir kısmını buradan izleyebilirsiniz:

Sanatçının mezarı memleketi Mississippi’deki B.B. King Müzesi’ndedir

Kariyerine “Thrill Is Gone” başta olmak üzere; “Everyday I Have The Blues”, “How Blue Can You Get?”, “Riding With The King”, “3 O’Clock Blues”, “Lucille”, “Hummingbird”, “Sweet Sixteen”, “You Upset Me Baby” ve “Sweet Little Angel” gibi başyapıtlar sığdıran B.B. King bugün halen en çok saygı duyulan gitarist ve müzisyenlerden biridir.

Sanatçının Spotify hesabına buradan ulaşabilirsiniz:

B.B. King” için 4 yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: