G’alata

2020 yılında kurulan G’alata grubu Grunge ve Rock ağırlıklı bir grup konumunda. Üyeleri vokal ve ritim gitarda Yiğit Öncül Çelik, bateride Ege Eren ve lead gitarda Berke Deretaşı. İlk teklileri “Bir Daha” 28 Şubat 2021 yılında bağımsız olarak yayımlandı. İlk kliplerini de 31 Mart 2021’de dinleyiciyle buluşturan G’alata’ya başarılar diliyoruz. G’alata’yı grubun kendi üyelerinden daha iyi kim anlatabilir dedik ve kendileriyle bir röportaj gerçekleştirdik iyi okumalar diliyoruz.

Şarkıyı dinlemek için buyurun aşağıdaki linklere:

G’alata – Bir Daha (Official Video):

Spotify: G’alata – Bir Daha

Apple Music: G’alata – Bir Daha

G’alata grubuyla olan röportajımız
Grup G’alata. Soldan Sağa: Ege Eren, Yiğit Öncül Çelik, Berke Deretaşı.
  • Grubun hikayesini bir de sizden dinlemek isteriz.

Yiğit:

Ege Eren ile birlikte ortaokul yıllarından beri tanışıyoruz. Çocukluk arkadaşıyız diyebiliriz. Ege daha önce bir Metal cover grubunda çalıyordu ben de o grupla birkaç kere takılmıştım oradan da bir tanışıklığımız var. Daha sonradan benim can yoldaşım Deniz Konak’la bir grup kurma niyetindeydik ben de Ege’yi tanıdığım için baterist olarak Ege’yi aldık bass’da da mahalleden çok yakın arkadaşımız Yiğit Erdem Özdoğan vardı. Deniz’in de gitarıyla böyle Grunge ve Türkçe Rock ağırlıklı bir cover grubu kurduk o grup bir süre devam etti. Bu grubun da bir zaman sonra dağılmasıyla Ege’yle yeni bir grupla devam etme kararı aldık. Erdem de bizle devam etmek istedi ancak çok uzun bir süre yaklaşık bir 6 ay kadar yeni bir gitarist bulamadık. Daha sonra Erdem’in okuldan arkadaşı Berke Deretaşı grupla çalmak için geldi. Berke’nin ilk provaya geldiği akşam biz kendisinin bizimle uzun süre çalacağını anlamıştık. İnanılmaz bir kimya tutturduk ve daha sonra da hiç ayrılmadık. Yiğit Erdem Özdoğan’ın da daha sonra gruptan ayrılmasıyla G’alata’nın kemik kadrosu kurulmuş oldu diyebiliriz.

  • İlk tekliniz yayımlandı. Şarkınızın söz ve müziği kime ait?

Yiğit:

Şarkıları Ege’yle birlikte yazıyoruz ancak %90’ı bana ait. Küçük bir not defterim var oraya şiirler sözler yazıyorum bazen değişik enteresan şeyler çıkıyor. Bazen evde akustik gitarımı tıngırdatırken bazen aklıma bir melodi geliyor hemen defterimi açıp oradan söz bakıyorum. Ama bazen de sözün üstüne müzik yazdığımız oluyor.

  • G’alata bir grunge grubu. Neden grunge türünü tercih ettiniz?

Ege:

Tam olarak sevdiğimiz grupların ve sound’un biraz daha Türk halkına ve Türkiye’ye uyarlanmış hali diyebiliriz sound’umuz için

Yiğit:

Dünya çapında da tabi 90’larda Stone Temple Pilots olsun, Alice In Chains olsun, Soundgarden olsun efendime söyleyeyim Pearl Jam, Pentagram, Nirvana vs. olsun bunlar çok büyük gruplar. Biz tabi her müzik türünü dinliyoruz Blues dinliyoruz Jazz dinliyoruz Türküyü de dinliyoruz Türk Sanat Müziğini de dinliyoruz Metali çok dinliyoruz. Ama yaptığımız müzikte kendimizi en özgür hissettiğimiz türü Grunge olarak gördük. O melankolik havası o cızırtılı sound’u ve türün altında bir yaşam tarzı olması bizi çok etkiledi. Tabi bu demek değil ki sadece Grunge yapacağız bakarsın bir gün nu-metal yaparız bir gün başka bir tür yaparız.

Ege:

Başta örnek aldığımız 5-6 grup saysak mesela Nirvana, Alice In Chains dersin yerli olarak Duman ve Mor ve Ötesi denilebilir. Kurban ve Çilekeş grupları da dâhil bunlara.

Yiğit:

Türkiye’de Kadıköylü Punk gruplarını çok dinliyoruz örnek vermek gerekirse; Padme, Asperger, Hedonistic Noice gibi grupları çok dinliyoruz özellikle 2015 döneminden sonraki Punk gruplarını çok dinliyoruz.

  • Türkiye’de gerçek enstrümanların kullanıldığı müziği gelecekte nerede görüyorsunuz?

Berke:

Tabii ki gündemdeki popüler müzik sürekli değişime uğrayacaktır ama enstrüman müziğinin ben her zaman diri kalacağını düşünüyorum.

  • Gitar çalışınızı ve müziğinizi etkileyen gitaristler ve sanatçılar kimlerdir?

Berke:

Çok fazla gitaristten ilham alıyorum tabii ama bunların başında Slash, Jimi Hendrix, Mike McCready gibi isimler var.

Yiğit:

Aslında bu çok geniş bir soru kimlerden ilham aldığımı saymaya başlasak bu röportajın sonu sabahı bulur fakat dünyadan direkt isim vermek gerekirse; Kurt Cobain, Eddie Vedder, Paul McCartney, Ozzy Osbourne, James Hetfield gibi isimler ilk aklıma gelenlerden Türk olarak da tabii ki Cem Karaca, Barış Manço, Erkin Koray ve Yavuz Çetin çok sevdiğim ve saygı duyduğum sanatçılardan.

  • Kendinizi 5-10 yıl sonra nerede görüyorsunuz?

Yiğit:

Henüz bir tane şarkımız çıktı. Bir şarkıdan kimse bir şey beklemez kimse tek bir şarkıyla ünlü olmuyor. Biz ünlü olmaktan ziyade yaptığımız müziğin hak ettiği değeri almasını önemsiyoruz. Bu yönden de 5-10 yıl sonrasında da revaçta olabilir bu iş ama asıl hedefimiz ünlü olmak değil sevdiğimiz müziği icra edebilmek.

  • Bir Daha”nın hikâyesi nedir ve bestesini yaparken nelerden etkilendiniz?

Yiğit:

“Bir Daha”nın söz ve müziğini ben yazdım. Tabi bir yaşanmışlık var burada anlatmaya gerek yok. Gece başımızı yastığa koyduğumuzda aklımızdan geçenler yazmamıza sebep oluyor. Kendimizi dışavurum ifadesi olarak gece yattığımız zaman aklımıza bir şey takılırsa hemen kalkıyoruz yazıyoruz. Bu da öyle başladı bir gece aklıma birisi geldi diyelim, zaten her zaman geliyor, onun hakkında bir şeyler yazdım, şarkının yazımı 15-20 dakikada bitti sonra ritim yazdım şarkıyı benimsemek için arka arkaya sabaha kadar çaldım sabah da Ege’ye yolladım. Bak nasıl olmuş falan dedim. Aslında bu şarkıdan önce başka bir şarkımızı çıkarmayı hedefliyorduk ama Ege’nin müzik zevkine ve kulağına çok güveniyoruz hepimiz. Ege “Bence bunu yapalım.” dedi. Gerisini de Ege anlatsın.

Ege:

İlk dinlediğimde akustik bir sound’u vardı. Daha yumuşak bir sound’du çok da büyük bir kitleye hitap ettiğini düşündüm diğer şarkıya kıyasla. Ama buradaki riff daha melodik ve  “catchy”di ve ilk piyasaya girişimiz kesinlikle bu şarkıyla olmalı dedim. Aslında daha büyük bir kitleye hitap etmesinden çok sound olarak bize daha yakındı.

  • Bu şarkının kaydı esnasında Kocaeli’li bir grup olan Mary Jane’in gitaristi Arda Atılgan ile çalıştınız. Bu süreç nasıl ilerledi?

Yiğit:

Arda abiye biz bir şekilde demo kaydını ulaştırdık Arda abi bu çocuklara bir prodüktör lazım demiş kendi içinde. O prodüktörle grup arasındaki kimya çok önemlidir ve bizim prodüktörümüzle kimyamız tahminimizden de çok uyuştu. Ondan iyi kimseyi bulamazdık bence, o zaten bizim yaptığımız müziği bizden iyi biliyordu. 90’larda az önce bahsettiğimiz grupları dinlemiş onlarla yaşamış birisi. Bizim böyle bir şansımız olmadı onun bu konu hakkındaki bilgilerinden de çok yararlandık. Çok da tecrübeli bir müzisyen.

Berke:

Arda Atılgan zaten piyasada çok tanınan bir gitarist bize manevi olarak kattığı şeyler olsun, bize verdiği emek olsun, bize tecrübelerini aktarması olsun, bize abilik yapması olsun çok fazla katkısı oldu yani.

Ege:

Katkısı kayıt süreci anlamında çok fazla…

Yiğit:

Evet bize çok yardımcı oldu elini taşın altına koydu, destek çıktı vs. Bizimle beraber çalıştı, bizimle heyecanlandı, bizimle takip etti süreci, her zaman arkamızda bir Arda abimiz var yani.

  • Belki ilerde birçok türde eser vereceksiniz ama şu anda yeni kurulmuş bir grup olarak Rock ve Grunge türünün geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ege:

Biraz realistik bakmak gerekirse yurt dışında hala büyük bir kitlesi var ancak Türkiye’de o kadar büyük bir kitle yok.

Berke:

Dediğimiz gibi Rock ve Grunge gibi türler ne kadar popüler kültüre ters gelse de aslında her dönemde dinlenecek türler pop müzik sürekli değişir ama bazı şeyler hep kalır keza bunu Blues veya alakasız Metal müzik için de diyebilirim.

Yiğit:

Dediğimiz gibi bizim ilk amacımız aslında bir kitle kazanmak değil. Tabii ki de bu yola çıkarken belirli umutlarla çıktık ama bizim hedefimiz bu pop müziğe bir anarşi sergileyip belki de o yapımcılara inatla o sevdiğimiz, istediğimiz müziği yapmak.

  • Gitar ekipmanı olarak dijital mi yoksa analog mu tercih ediyorsunuz?

Berke:

Ben ekipman konusunda daha sıcak daha canlı tonlar elde edebilmem dolayısıyla analog set up tercih ediyorum.

Yiğit:

Bana hem dijital set up’ların karışık gelmesi sebebiyle hem duyum olarak dijital prosesörlerden cansız bir his almam sebebiyle aslında bir yerde eski kafalılık yapıp analog tercih ediyorum.

  • “Bir Daha”dan sonra önünüzde bir albüm veya bir EP düşünceniz var mı?

Yiğit:

İlk single’ımızdan sonra kafamızda bir single daha var. Bundan sonra bir EP yapıp bu EP’yi bir milat bilerek oradan sonra bir albüm çıkarmak istiyoruz. Biz albüm kültürüne sağdığız. Zaten hala birlikte müzik dinlediğimiz zamanlarda açıp baştan sonra albüm dinliyoruz. O eski plak ve kaset kültürünü seviyoruz. O baştan sona dinleme olayı önemli çünkü öteki türlü pek bir anlamı kalmıyor.

Ege:

Aynen biz bu diskografi konusunda biraz eski kafalıyız.

Yiğit:

30 tane single çıkarmaktansa 3 tane albüm çıkarmak bizce çok daha güzel bir şey.

Ege:

Henüz albüme yolumuz var ama yakın zamanda bir single ve EP düşünüyoruz. 2021 yılı içerisinde en az bir single daha hedefliyoruz ama EP 2021 yılı içerisine yetişmez.

  • Pandemi şartları altında piyasaya çıkmış bir grup olarak sahne alamadan kariyerinize başladınız bunun sizin üzerinizdeki etkileri neler? Pandemiden sonraki sahne hedefleriniz nedir?

Ege:

Aslında sahne aldık daha önce ama cover çalarak devam ettik sahnelerde. Pandemi biraz umudumuzu kırsa da yolumuza tam gaz devam ediyoruz.

Berke:

Dezavantajları çok oldu, tabii çok uzun süredir konser yapamıyoruz maalesef ama kendi kendimize kaldığımız içinde daha çok çalışmamıza sebep oldu da diyebiliriz.

Yiğit:

Asıl pandemi bizim kendi bestelerimize yoğunlaşmamıza neden oldu “Bir Daha” da bu pandemi sürecinde yazıldı. Bundan önce cover grubuyken sahne alıyorduk az da olsa birkaç performansımız var ama şu an yeniyiz, tazeyiz, balık gibiyiz…. Pandemiden sonra da İstanbul’da sahne alacağız gibi görünüyor.

G’alata
Yazarların Açıklaması:

G’alata grubunun bizdeki yeri bu zamana kadar hakkında yazdığımız ve yazacağımız diğer bütün sanatçı ve gruplardan ayrıdır. Yıllardır dostumuz olan Yiğit Öncül Çelik’in kurucularından olduğu bu grubu siz okuyucularımıza tanıtmış olmak bizim için bir onurdur.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: